12.04.2010

Yaşasın oburizm!

Bu mimle ölürüm beni kimse tutamaaaz... Pofidik bana öyle bir mim paslamış ki mimi sonuna kadar yazıp ölmezsem daha da ölmem:) Onun mimini okurken az kalsın can teslim ediyordum, o fotoğraflar, fotoğraflardaki mamalar. Oy oy oy:) Mimin konusu lezzet mekanlarımız. O zaman damak çatlatan lezzetlere sahip mekanlarım gelsin. (Burada yazarımızın Mehmet Yaşin butonuna basılmıştır:))

Maalesef gittiğim, sevdiğim yerlerin fotoğrafları açılmayı reddeden diğer laptopımda. O yüzden itinayla fotoğrafları google'dan çalacağım. Haberiniz ola:)

Anzer Sofrası:  Sarıyer'de otururken favori mekanımızdı. Anzer köftesi, laz böreği, mıhlaması... Sanki Karadeniz'deymişsiniz gibi. Şimdi Kireçburnu'na taşınmış galiba. Artık bana çok uzak kalıyor ama sizin yolunuz düşerse oralara benim için bir laz böreği yiyiverin gari:)



Hamurabi: İstanbul'a beni yurda bırakmaya geldiğimizde babam götürmüştü beni. Ondan sonra da çok gittim. Sanki oraya gidince daha yakın oluyordum ailemle. 5-10 masasıyla, leziz börekleriyle, demli çayıyla İstiklal Caddesi'nde en sıcak bulduğum mekan.


Makarnacı: Burda haykırmıştım ona olan sevgimi. Hala seviyoruuuum:)

Hanımağa: Kadıköy'de Final Dersanesi'ne çıkarken köşede, iddiasız, dışardan bakınca salaş ama lezzetleriyle damak çatlatan (aha yine biri butona bastı:)) bir yer burası. Lokma döneriyle, öğrenci evi işi makarnalarıyla beni yıllardır mest ediyor.

İzmir Site Unlu Mamüller: Sanırım 7 sene boyunca ben buranın profiterolü dışında ağzıma profiterol sürmedim. Hatta İstanbul'a ilk geldiğimde babam yurda göndermişti:) Öyle güzel yapıyorlardı ki, çikolatası böyle yoğun yoğun, kreması mis kokulu. Perfecto!

Murat Muhallebicisi: En sevdiğim profiterol İzmir'de diye profiterolsüz mü kalacağım sandınız? En güzel profiterolün İstanbul şubesi. Aynı yoğun çikolata burda da var. Nımmm nımmm!


Pelit Pastanesi: Pastada daha iyisini yemedim henüz. Sui, profiterollü, ekpa... Bol malzemeli, tazecik, leziz mi leziz. Off yaa, yazarken canım çekti:)

Şelale Restaurant: Bilecik-Antalya yolu 15. km'de bir restaurant, giderken sağda dönerken solda:) Kolay kolay yolunuzun düşmeyeceği bir yer, tabi erkek arkadaşınız Kütahya'da asker değilse:) Bir kasap köftesi var ki daha iyisini henüz yemedim. Bir kabak tatlısı var ki her lokmada havai fişekler çakar. Bir yoğurdu var ki diğer yoğurtlar kaçacak delik arar karşılaştırdığınızda.



Çınar Restaurant: Marmaris'te. Gideli 10 seneden fazla oldu. Hala orda ettiğim kahvaltıyı anlatıp duruyorum. Sacda pişen sıcacık ekmekler gelir ayağınızda bir ördek vakvak gezinirken, sıcacık ekmeğinize tereyağınızı sürerken yanınızda sular şırıldar, peynirin, reçelin tadı bambaşkadır. Zaten Mehmedim Yaşinim de buraya gitti test etti onayladı:)


Mercan Kokoreç-Midye: Geçen haftasonu keşfetik burayı. Hep önünden geçerdik de girip yememiştik hiç. Midye tavası bir harika, kokoreci kokoreç yemeyen bana bile yedirten cinsten amaaaa bir dondurmalı irmik helvası var ki. Dur yolcuuu! Bunu yemeden Kadıköy'de gezme. Misler gibi süt kokuyor, sıcacık dumanı üstünde. Damak çatlaması ne demek yarılır yarılır:)


Kadıköy büfeleri: Onlardan bahsetmezsem olmaz. Ben şuna inanırım: "En leziz yemekler en hijyenden uzak olanlardır." Bu büfelerden yediğim tostun, sosislinin, balık-ekmeğin lezzetine en lüks restaurantlarda rastlamadım. Otobüse, vapura binmeden 2 dakkada hüplettiyoruz genellikle. Çok çok lezzetliler. Ama hijyen kısmını düşünmediğiniz sürece:)

Ayy yoruldum vallahi:) Bu mide guruldatan mimi Aphraell'e, Pretty'e ve Haydins'e paslar un kurabiyesi yemeye kaçarım. Adios!

13 yorum:

Haydins dedi ki...

Çook uzun zamandır mim yazmıyordum..Heyecan bastı beni :)) Bende hiç bir yerin fotosu yok napcez..

pofiş dedi ki...

iiykidee sana yollamışım bu mimi obur kardeşim benim ...damak zevkini seviyorum senin de:)ohh sabah sabah içim açıldı notumu da aldım istanbula geldiim de gidecğim yerlerr diyee:D:D

beetlejuice dedi ki...

Haydins, itinayla google abiden çalicez fotoları:) Hadi sana kolay gelsin bakem, yazarken yanına yiyecek birşeyler al benden tavsiye:)

Pofişim, senin postunda hala gözüm var benim:) Ankara'ya bir yolum düşse 5 kilo alıp dönerim sayende:)

eb dedi ki...

Bayılırım sahildeki balık tezgahlarına,durakta beklerken balık ekmeği hızlı hızlı mideye indirmek gibisi yok ;)

Bu arada hijyenden uzak olanların çok leziz olduğuna sonuna kadar katılıyorum, köşe başında satılan kokoreçlerin efendime söliim nohutlu pilavların tadı başka nerde var acep (:

Sedat dedi ki...

Her okuduğum satırda gözümün önünden geçmeye başladı kokoreçler, kahvaltılıklar, profiteroller, daha neler neler..Yok yok benim en kısa zamanda Türkiye'ye gitmem lazım..İzin alırken sorarlarsa "yemek turizmi"ne diyeceğim haberin olsun Çilli :)) Bu arada Şelaleyi benim kadar seven birini görmekte güzel oldu..

Doorstepping dedi ki...

Aman tanrım! Felaket yararlı bir mim mi desem, felaket zararlı mı??? :)))

beetlejuice dedi ki...

Ebcim, kaç kere karnım tok olmasına rağmen o inanılmaz kokusuna dayanamayıp balık ekmek yedim o büfelerde. Napıyorlar da o kadar lezzetli oluyor bilmiyorum, bir de stadlardaki köfte-ekmekciler dehşet. Oy oy oy:))

Sedat, aa sen de biliyorsun Şelale'yi, ne güzel:) Yemek turizmi diye bir şey olmalı artık, o kadar çok şehir var ki yemekleri için gitmek istediğim:)

Doorstepping, zararı yararından çok maalesef. Yazanı da okuyanı da mutfağa yönlendiriyor:)

yass dedi ki...

un kurabıyesı mı..agzım sulandı

beetlejuice dedi ki...

Yasscım, koş koş yanına da çay koyayım:)

mercan dedi ki...

çınarı ben de unutamıyorum harika biyer

beetlejuice dedi ki...

Mercan, tekrar gitmek istiyorum ben, Marmaris'e yolum düşer umarım:)

Aphraell dedi ki...

A aaa! mimim varmış, yapayım en kısa zamanda geç bile kalmışım yahu :)

beetlejuice dedi ki...

Aphraell, sen iyice tembel teneke oldun hee:) Silkin, kendine gel kuzum:)