4.02.2009

Bir işsizin anatomisi


Biri mesleğimi soracak olsa kimya mühendisi yerine işsizlik uzmanı ya da iş görüşmesi koordinatörü diyebilecek kadar uzun süre yaşadım işsizliği. 2007 haziranında gayet iddialı bir okuldan iyi bir dereceyle mezun oldum. Mezuniyet öncesi eski mezunlar ve hocalarımız seminerler düzenleyip, nasıl mükemmel bir eğitimden geçtiğimizi, piyasanın bizim gibilere nasıl da ihtiyaç duyduğunu, sadece diplomamızın bile bilmem kaç para ettiğini söyleyip durdu. Hem bu gazlardan hem yüksek ortalamadan dolayı mezuniyet sonrası öyle bir ruh halindeydim ki Allah Allah, 10 aslan gücündeydim sanki. Bir de daha bitirme tezimi vermeden iş görüşmesine çağrıldım mı? Daha mezun olmadan teklifler geliyordu, havada kapılacaktım! İlk teklif çok iyi bir pozisyondu ama yurtdışındaydı. Elimi sallasam ellisi ruh haliyle, bir de tatilde havuz kenarında olmanın rehavetiyle ben o işi reddettim. Daha sonra kafamı kaç kere taşlara vurdugumu söylemeyeyim.

Sonrasında başka görüşmeler başladı. Ama bir sorun vardı. Hiç de hocaların dediği gibi "üstün mühendis" gibi davranılmıyordu bana. Çünkü aslında bu işlerde kısaca "torpil" denilen, altın varaklı başka bir diploma esastı. Bir firma (isim yok isim yok:)) tam 7 kere İstanbul'un kör çukurunda bir yere görüşmeye çağırıp, " Çok özür dileriz, lütfen bize küsme ama senin işin olmayabilir" dedi. Sonra duydum ki görüşmelerde hiç rastlamadığım biri alınıvermiş!

İşsizlik sürecimde 20'nin üzerinde firmayla, firma başına ortalama 2 görüşme deneyimim oldu. Nerden baksan 40 görüşme! Ve şöyle bir profil çıktı. Kendimi tamamen anlattığım, eksik gördüğüm yönlerimi sorduklarında dürüst davrandığım, yalanın karışmadığı her görüşmeden red almışım ya da bir daha ses seda gelmemiş o firmalardan. Torpil gerçeğini anlayıp, birilerinin vasıtasıyla iş görüşmelerine gittiğimde de yerin dibine sokulmuşum. Millet torpille gider başüstünde tutulur, ben giderim sürekli iğneleyici laflar, sanki vasıfsızmışım da torpilim sebebiyle konuşuyorlarmış benimle imaları. E salak, önünde CV'im duruyor, mezun olduğum okul yazıyor. O okulu da torpille mi okudum? Yanında profesyonel seviyede yazan o dili benim yerime torpil mi konuşuyor?

En sonunda işin raconunu öğrenip görüşmelerde kendimi "Super girl" gibi göstermeye başladım. Çok utanç verici ama duymak istedikleri yalanları söyledim! "Aaa, fazla mesai benim için hiç sorun değil, çalışırım", "Uyumsuz, işini bana yıkan iş arkadaşlarımı tolere edebilirim", "Tabii, iş tanımımda yazmayan işleri de yaparım. Herşey firma için"... Ve ne oldu? Ben böyle davrandığım iki işe de kabul edildim. Yani dürüstlük değil yalancılık, kendini farklı biri gibi göstermek kazandı.

O işler tabii ki istediğim gibi olmadı ve mutsuzlukla sonuçlandı. İş maceralarım da başka bir posta artık. Şimdi işim yok, eğitimime devam ediyorum ve ümit ediyorum bir gün insanların %100 verimle çalışan robotik yaratıklar olmadığını düşünen, her çalışanın farklı bir çalışma yöntemi olduğunu bilen, insanların iş dışında yaşamlarının da olduğunun farkında, torpilin değil insanların niteliklerinin ve karakterlerinin kıymetli olduğu, iyi yapılan işin takdir edildiği, herkesin birbirine nefretle bakmadığı bir iş karşıma çıkar. Öyle bir iş yok biliyorum ama umut işte:)



Karikatür:Bay City News




6 yorum:

"PRETTYCOOL" dedi ki...

Herkes kendi çözümünün cevabını en iyi kendi bilir ama birkaç öneride bulunmak istiyorum.
"herkesin birbirine nefretle bakmadığı bir iş" bulabilmek için yapman gerekenler bu başvuruları daha da artırmak,bir işe girmek,beğenmediğinde çıkmak,cv'ne bu çıktığın işleri yazmamak:)soranlara tabiki bu kadar iş değiştiricem,iş hayatının başındayım,doğru yeri bulana kadar firmaları deniyorum da en iyi cevabın olacak.Ben bu kadarını biliyorum canım,umarım adına herşey çok güzel olur...
İçinş ferah tut,denemekten korkma,net ol.
Sevgiyle...

bettlejuice dedi ki...

Teşekkür ederim Prettycim,
Başvuru sayım o kadar çoktu ki 3 basamaklı diyim sen anla:) Şimdi eğitimimle uğraşıyorum, kafam rahat. İçimde tuttuklarımı yazmak istedim, yazarken de vay be neler olmuş dedim kendi yaşadıklarıma:))

Z Fashion dedi ki...

Insallah en kisa zamanda oyle bir is karsina cikar.. Cok icten soyluyorum bunu. Yazdiklarin o kadar dogruki artik ne diploma ne de deniyim onemli. Torpil herseyin onune geciyor malesef, sonucunda da senin gibi basarili ve iyi yerlerde olmasi gereken insanlar issiz, haketmeyen torpille girenler de kendilerini bisey sanip iyi islerde oluyorlar. Sonra bu ulke ne hale geliyor iste.

Biraz fazla bi genellememi oldu bilmiyorum ama sinir oldum yazini okuyunca, biraz da korktum ben de 1bucuk sene sonra mezun olucam cunku

bettlejuice dedi ki...

Z,
Sakın korkma. Herkesin başına aynı şeyler gelmiyor. Sadece iş dünyasına pembe gözlüklerle girme benim gibi, olumsuzlukların da olabileceğini bil. Zaten bu yazıyı hem içimi dökmek hem de daha mezun olmamışlara yardımcı olmak için yazdım. Ben çok tecrübesiz ve saftım mezun olduğumda. O yüzden yaşadıklarım biraz ağır geldi zamanında.
Mezun olduğunda, benim yaşadıklarımı yaşamamanı çok içten diliyorum

JuVeNiL dedi ki...

torpil değil ki o.. bir tanıdık tavsiyesi.. aaa!!:D o kadar okuduğumuz, yaptığımız ödevler, okuduklarımız, deneyimlerimiz önemli değil, önemli olan bir tanıdığın tavsiyesi..

beetlejuice dedi ki...

Juvenilcim, kimseyi tanımıyorum, bu durumda asla iş bulamayacağım demektir:) Kendi başarınla, bilginle, becerilerinde bir yerlere gelmek çok zor ne yazık ki.